Anasayfa
Beni Hatırla
-4
puan
FORUMLAR > SİYASET & GÜNCEL > Demokrasi tek adamlık ve ülke geleceği hakkında
Bu mesajı
4 kişi beğenmedi
20.04.2017 04:26 AM
 Anlatmak istediklerimi yaşanan tarihi bir olaydan bahsetmekle başlamak istiyorum.Şubat 2001 de MGK kurulu toplantısında dönemin  Cumhurbaşkanı Sezer, Başbakan ecevit'in önüne Anayasa kitapçığı fırlattı ve dönemin  en büyük krizlerinden biri başladı.Başbakan Bülent ecevit olayın  hemen ardından basın toplantısı düzenleyip, tüm kamuoyunu yaşanan olay hakkında   bilgilendirmesi,  ülke de siyasi bir krize sebeb olmuş ve ülke ekonomisinin gidişatında büyük sorunlara yol açmıştır.       Yürütmenin tek bir karar merciğine  devredilmesi dönemin şartlarına göre uygun kararların daha hızlı biçimde alınmasına bürokrasinin yavaş işleyişine çözüm oluğ yardımcı olacak   ve yasaların sürekli güncellenmesine imkan sağlayacaktır.Ülkeler asla tek bir kişi tarafından yönetilmez. Bir Devlet Lideri  Ülke hakkında alınan kararları keyfi bir şekilde  öneriden ve görüşten uzak egoist bir yaklaşımla tek başına almaz. Bu davranışının,  Başta Çevresindeki önemli yaptırım güçlerini elinde bulunduran  devlet adamları,  ülkeye ekonomik anlamda katkı ve istihdam sağlayan büyük iş adamları, kanaat önderleri  ve son olarak halkını kendine düşman edeceğini     bilir ön görür..  Tarihte her büyük liderin çevresinde  tarihe damgasını vurmuş değerli devlet adamları varıdır.(Mustafa Kemal, Rauf Orbay, Barbaros Hayrettin Paşa, Halit bin Velit gb),     Kendi örneğimizden bahsedelim  CumhurBaşkanın en önemli görevlerinden biri;  Günmedi takip ederek etrafında duran; ülkenin  önemli bürokratları, Türk silahlı kuvvetlerine  mensup yüksek askeri rütbelerdeki görevlileri   , bilimin farklı dallarında önemli başarılara imza atmış  akademisyenleri, sivil toplum kuruşu liderleri  ve toplumun farklı kesimlerinden kanaat önderleriyle , sürekli iletişim halinde olmaktır. Gerek yazışmalarla gerekse yüz yüze görüşmelerle  görüş ve öneri alıp yeni fikirler edinirler kurulan bu iletişim ayrıca  insanın ömrü boyunca devam edecek olan zihinsel ve kültürel gelişimine katkı sağlayacak etkili bir yoldur .Bu zaman diliminde çoğu insan , sürekli gelişim içinde olduğu için hatalar yapabilir ve hayatı son bulana  dek  yeni şeyler öğrenmeye  meyillidir.    iyi bir lider önemli bir sorumluluk bilincine,   etkili bir biçimde akıl yürütebilme yeteneğine  ve başka fikirleri dinleyebilme yetisine  sahip olmasıdır. Bu sayede   ülke genelinde yaşanan olayları sürekli takip etmek ve  çözüm üretmek için toplumuyla belirli bir uslub ve yöntemle  diyalog ve münakaşa içirisine girer. yapılan bu tartışmalar sayesinde yeni fikir ve kazanımlar elde eder.edindiği bu tecrübeler doğrultusunda     en mantıklı yolları izleyip devlet adına kararlar alır.    Yöneticiler ülke adına  karar verirken  devletinin ve ülkesinin yararını , en önemlisi de halkının huzur ve refahını gözetmelidir, bunu yaparken tüm toplumu bazen de toplumun belirli bir kesimini etkileyecek ortak kararlar alırlar milletlerin geleceğini değiştiren bu  kararların     alınmasına En tepedeki  liderlerden daha çok arka planda gözüken   örnek olarak  Sultan Vahdettin -Mustafa Kemal ve silah arkadaşları, en büyük katkıyı ise gözünü kırpmadan canını verekek sağlayan düşmala çarpışan tükr halkı ve nice Halklar sağlamıştır.(Tarihte yaşanan Şabka Devrimi, Yeni alfabenin kabulu ,Batı müziği haricinde türkü gibi halk müziklerinin söylenmmesinin yasaklanması, Kız çoçuklarının gömülmemesi, gibi alınan  yeni kararlar, toplumun alışa gelmiş gelenkelerini ve inançlarını kısaca değişik alanlardaki özgürlüklerini kısıtlayabilir.O dönem Arapların kız çoçuklarını gömmesi toplumda çoğu kesime kabul ettirilmiş çoğu kesim tarafından ise haklı görülmüş ve uygulanmıştır.  ``Halka Rağmen Halk İçin``    .Bu yoğun  karar verme ve tartışma  sürecinde  aldığı kararların, uslupsuz bir şekilde  eleştirilmesi, makamına ve şahsına karşı büyük bir saygızlıkdır .      Farklı ekollerden gelen Demokratik Sol Parti lideri  Bülent Ecevit, Bir dönem Anayasa Mahkemesi başkanlığı da  yapmış  ve TBMM tarafından demeokratik yollarla   göreve getirilmiş  aynı zamanda ordunun başkumandanı ünvanınıda sahip Ahmet Necdet Sezerin  Mgk toplantısında  kendisine Anayasa Kitapçığı fırlatmasını siyaset malzemesi haline getirip ,Belki ülke içerisinde kötü gelişmelere sebeb olacağını ve  halkın yaşamına olumsuz yönde etki edeceğini ön görememiş, en kötü  ihtimalle ise alacağı siyasi kararın  ülkeyi  dar boğaza sokacağını bilerek  kendi isteğiyle siyasi duruşundan vazgeçmek istememesidir. Her iki bu durum da sonuç olarak ülkenin aleyhine sonuçlanmıştır. Aldığı  bu  karar ayrıca ülkenin  dış basındaki dik ve güçlü duruşunu ve istikrarını zedelemiştir.Kendisi bu yönüyle  ülkesi için  yeterli  olmadıgını gözler önüne sermiştir.Her yöneticinin oldugu gibi olumlu yinleride var. Kendisi Çoğu seçmenin hafızasına devlet malını usulsuz veya usule uydurup zimmetine geçirmeyen Türk Siyasi tarihindeki kötü örneklerinin aksine   deyim yerindeyse çalıp çırpmayan dürüst bir lider olarak kazınmıştır   .Fakat bu vasfı liderlik için önemli ama tek başına  yeterli bir özellik değildir.      Tv de bir tartışma programında  , Babası 60 döneminde yargılanan dönemin  merhum iç işleri bakanının oğlu  eski hürriyet gazetesi Eski Gnl Mdrü merhum Arda Gedik  ile arkadaşı arasında Syn merhum Ecevit hakkında gelişen bir diyalogu kendi agzından dilnedip sohbet sırasında   Arkadaşının   -Ecevit Başbakan olmasaydı ne olurdu? sorusuna nerden  bileyim sen söyle ne olurdu? der  arkadaşının Orkestra Şefi cevabına  anlam veremeyip ve ne alaka diye sorar ? Arkadaşın verdiği cevap  Çalmıyo Çaldırtıyo olur. (Merhum Başbakan basın açıklaması yapmasa dahi  kamu oyu olaydan haberdar olacaktı diyenler için şunu söyleyeyim  bir devlet tüm basın ve iletişim kuruluşlarına ülkenin menvfatları için  yaptırım ve baskı yapma gücüne sahiptir. Ecevit  devletin kaynaklarını kullanarak makamının verdiği  otoriteyi  ve yürütme yetkisini kullanıp yaşanan  olaydan toplantı dışındakilerin   özellikle de halkın haberdar olmasını engelleyebilirdi en azından bu güce  veya özellliğe sahip olması gerekirdi .)        Çoğu   toplum önderi ,   liderlik sıfatlarını demokratik olmayan  yollardan elde edemekte başarısız olmuştur . Monarşi ile yönetilen toplumlarda bile toplumun önde gelenleri ,  ve tolumun etkili bir kısmı tarafından  kabul görmeyen, istenmeyen liderlerin otoriteleri ellerinden alınmıştır .Tarihte yaşanan suikastler, savaşlar(saddam hüseyin yönetiminin amarika eliyle devrilmesi, darbeler gibi olaylar buna iyi birer örnektirler.. ( ayrıca insanların  demokrasi anlayışları çağın koşullarına kültüre ,geleneklere  ve inanışlara  göre dönem dönem farklılıklar gösterir. Bir dönemden sonra osmanlı yönetiminde  devlet geleneği haline gelen  Astıgı astık Kestiği kestik Allahın Yer yüzündeki Emiri İslam dinin halifesi ve Osmanlı İmparatorlugunun otoritesi sorgulanmaz  Sahibine hitaben  tebasının ``Mağrurlanma padişahım senden büyük Allah var`` demesi zamanın koşullarına göre büyük bir demokrasi  ve değişim örneğidir . Hepimiz en az bir tane bilir, farklı milletlerden kahramanların gücü tek elde tutan zorba hükümdarlara ve onların buyruklarına karşı müdace edip kazanması hikayesini.   Mesela Brütüs, Hz Muhammed  hatta aşiretini kan davasından vaz geçiren bir aşiret lideri  gibi tarihe yön vermiş insanların çoğu , toplumun yapısında  derin değişimler yaratma potansiyeline ve  çoğu beyni etkileyecek fikirlere sahipti . Bu meziyetleri girdikleri bu savaşta onlara yalnız kalmak yerine  kendi gibi düşünen ve  düşünmeye başlayan insnaların   kendisine  katılmasını sağlamış,  insanların  doğrudan  veya  dolaylı yollardan testeğini elde etmiştir. ``Fikirlere kurşun işlemez.``  Toparlarsak toplum, kendisine liderlerlik edecekleri belirleme de büyük bir etkiye sahiptir.Bana göre halk kendilerinin ortak  çıkarlarını gözetmeyen, kendisini sevmeyen, insanlarını himaya etmeyen hükümdarları, farklı şekiller olaylar ve belirli bir zaman süresince   yok etme veya yüceltme gücüne sahip yegane güçtür.  Eminim tarih sahnesine örneğini verdiğim yaşanan olaylar haricinde, milletlere hükmetmeyi farklı yollardan   başarmış liderlerde çıkmıştır    fakat bu elde edindiğim bu fikrimin yanlış olduğu anlamına gelmez. . .   son olarak anlatmak istediğim şey başkanlık sistmei hakkında ben ülkemi temsil eden kişinin bir sürü siyasisinin ağzında sakız olmasını gerçekten istemiyorum bu bana ve tüm topluma karşı yapılmış büyük bir saygısızlıktır.Her siyasiden vatandaşına kadar tüm halkın en azından o makama karşı saygı göstermesi insanlıgının ve aklının önemmli bir göstergesidir. Bu saatten sonra referandum oylarının  oranı  gibi geçmiş konuları gündeme getirip tartışmasının kimseye bi yararı olacağını sanmıyorum   biz önümüze bakalım, uslupsuz mantık dışı karşısındakine siyasi göndermeler yapan şanlı bir tarihe sahip  o gurulu türk halkının zekasını küçük gören  farkında olsa da olmasada ülkesi için değil siyasi menfaatleri için çaba sarfedenleri merhametli bir şekilde oyumuzla kenara çekelim.
Bu mesajı
1 kişi beğendi
20.04.2017 04:50 AM
Ömer Faruk
Yıldız Teknik Üniversitesi | İnşaat Mühendisliği
Özet geçeyim ecevitin kafasına kitapçık fırlattılar, diktatörlükten korkmayın kimse tek başına ülkeyi yönetemez elbet birilerine danışacak (ciddi misin?) En kötü saddam bile devrildi öyle devrilir. 
20.04.2017 14:58 PM
Şamil
Gazi Üniversitesi | Bilgisayar Sistemleri Öğretmenliği
kendi başına alırsa kim engelleyecek  resmi olarak bu hak verilmiş dibine kadar kullansa karşısına çıkıp bunu sorgulayan herkes kanunen suçlu konuma düşer.
20.04.2017 15:52 PM
Gökhan
Anadolu Üniversitesi | Turizm İşletmeciliği
hala anayasa kitapçığı fırlattı, kriz çıktı goygoyu... 

o krizin sebebi piyasadan bir gecede çekilen 11 küsür milyar $'dır. ötesi değil.
cb ile bb tartıştı diye kriz mi çıkar?? 
20.04.2017 16:30 PM
Aykut
Dokuz Eylül Üniversitesi | Uluslararası İlişkiler
Bak şu an da ekonomi yerlerde ama Erdoğan kriz yok diyor. Yarın çıkıp devlet krizi var desin bakalım sonuç ne olacak  
20.04.2017 16:42 PM
Gökhan Tekin
Bülent Ecevit Üniversitesi | Bilgisayar Teknolojisi ve Bilişim Sistemleri
Biraz konu dışına çıkacağım, özür diliyorum.


Referanduma dair : 

Adama diyorum ki, ülkenin yönetim biçimi hakkında oy vereceğiz, sen ne diyorsun?
Adam diyor ki, "o CHP'nin a*** koyucaz"


Şimdi bu adama ne anlatacaksın?
Bu ülkeyi yönetmek aslında o kadar kolay ki.

Biraz yalancılık, biraz vurdumduymazlık, biraz da vicdansızlık yeter.
İki bomba patlat, halk korksun.
En kötü beyaz toros dersin.
Başarısız olduğunu asla kabul etme, suçu başkasına at.
En kötü kandırıldık dersin.
Yalanlarla pohpohla, ülkenin işsizliğinin en yüksek olduğu kentleri bile inandır.
En kötü "bana mı sordunuz?" dersin.



Muhalefetin en büyük sorunu, halkın diline inememektir.
Ülke olarak gerçekten "hiç bir şey bilmiyoruz, ama her konuda fikrimiz var".
İşte böyle adamlarla başarı yakalayabiliyorsun, 21. yüzyıl tam olarak bunu gerektiriyor.
Eskidenmiş o doğruluk, dürüstlük vs...
Hiç öyle okumuş etmiş kariyerli adama gerek yok.
Bulacaksın en cahil üniversite mezunlarını.
Ver eline mikrofonu, tamam o iş.
İnanır bizim halkımız.
Bugün kolayla İsrail'i bitiren, yarın (ne alakaysa) portakal keserek Hollanda'yı da bitirir. 
Rahat olun.
21.04.2017 18:04 PM
Yasin
Başkent Üniversitesi (Ankara) | İletişim Tasarımı
Demokrasi olsun ama seçim olmasın
Seçim olsun ama hep biz kazanalım